dünya
Bagram; Taliban’ın ABD ve Trump siyasetine karşı tutumu
Donald Trump’ın Bagram hava üssünü geri alma yönündeki uyarısı, Afganistan’ın siyasi atmosferini ciddi şekilde sarsmış durumda

Donald Trump’ın Bagram hava üssünü geri alma yönündeki uyarısı, Afganistan’ın siyasi atmosferini ciddi şekilde sarsmış durumda. Taliban’ın tavrı giderek netleşiyor; onlar Washington ile diyaloga açık olduklarını gösteriyorlar, ancak bu Bagram’ı devretmek anlamına gelmiyor. Buna karşılık, Taliban karşıtı muhalifler tereddütlü, dağınık ve güvensiz görünüyor; ayrıca üç iç içe geçmiş sorunla karşı karşıyalar.
1- Askeri müdahale
Eğer ABD Bagram’ı zorla geri alırsa, Taliban muhaliflerinin hareket alanı daralır. Böyle bir müdahaleyi onaylamak Afganistan’ın toprak bütünlüğünün ihlalini meşrulaştırmak olur — bu da siyasi açıdan kabul edilemez. Ancak sessizlik veya tarafsızlık daha büyük bir tehlike taşır: Taliban’ı “vatan savunucusu” olarak topluma sunar. Böyle bir anlatı, muhalifleri daha da yalnızlaştırıp itibarsızlaştırabilir.
2- Müzakere yoluyla geri dönüş
Eğer Bagram, ABD–Taliban müzakereleri yoluyla geri alınırsa, en büyük risk Taliban rejiminin dolaylı olarak tanınmasıdır. Bu durum, muhalifleri kalıcı şekilde kenara iter. Yine de bu senaryo nadir bir fırsat barındırır: Taliban Bagram’ı gönüllü olarak ABD’ye devrederse, onların “işgale karşı cihad” söylemi ciddi şekilde zayıflar. Muhalif gruplar, stratejik iletişim ve muhtemelen bölgesel güçlerin desteğiyle bu çelişkiyi öne çıkararak Taliban’ın ideolojik meşruiyetini sorgulayabilirler.
3- ABD’ye güvensizlik krizi
Her iki senaryoda da daha derin bir sorun var: Taliban muhaliflerinin ABD’ye duyduğu derin güvensizlik. Yirmi yıllık savaş, Doha anlaşması, kaotik çekilme ve tutarsız dış politikadan sonra, Atta Mohammad Noor, Rangin Dadfar Spanta ve Hanif Atmar gibi deneyimli liderler açıkça ABD’yi eleştiriyorlar. Onlara göre ABD’nin Bagram’a dönmesi istikrar getirmez, aksine krizi derinleştirir. Onların tercih ettiği seçenek sürekli uluslararası baskıdır: yaptırımlar, seyahat yasakları, mali kısıtlamalar ve Taliban’ı izole ederek kapsayıcı bir hükümete zorlamak. Bazıları silahlı direnişi destekliyor, ancak iç anlaşmazlıklar bu yolu da belirsiz kılıyor.
Trump’ın ilgisizliği
Beyaz Saray’a döndüğünden beri Donald Trump, Taliban karşıtı gruplardan bir kez bile söz etmedi. Bu, onların Washington’daki itibarsızlığının açık bir göstergesidir. Joe Biden zaman zaman Afganistan’ın yapısal ve tarihsel sorunlarına değinmiş olsa da, Trump için bunlar önemli değil. Onun için asıl mesele istikrar — ya da en azından istikrar görüntüsü. Bu durum, Taliban muhaliflerini ikili bir çıkmazda bırakıyor: bir yandan ABD’nin niyetlerine güven duymuyorlar, öte yandan Washington’un siyasetinde tanınma ve etki kazanamıyorlar.
Bagram tartışması, Taliban muhaliflerinin kırılgan durumunu açığa çıkarıyor. Bir yanda Taliban, milliyetçilik ile uluslararası işbirliği arasında manevra yapıyor; diğer yanda ABD, muhaliflere kayıtsız görünüyor. Ancak muhalif gruplar birleşip tutarlı bir strateji geliştirmez ve bölgesel işbirliğinden faydalanmazlarsa, Afganistan’ın yeni siyasi düzeninde kalıcı biçimde dışlanacaklardır.
yazan: Mohammad Fahim Azimi
Topluluk tartışması
Henüz yorum yok
Düşünceli bir yanıt paylaşan ilk kişi olun.