Sanat kültürü

Cevizcan Üniversitesi tabelasından Özbekçe ibarenin kaldırılması Taliban’ın kararına karşı geniş tepkiler

Taliban’ın Cüzcan Üniversitesi tabelasından Özbekçe yazıyı kaldırması, geniş çaplı tepkilere yol açtı. Eski hükümetin üst düzey yetkilileri ile çok sayıda siyasi ve sivil toplum aktivisti, bu girişimi ayrımcı, ülkenin kültürel ve dilsel çeşitliliğiyle çelişen bir adım olarak nitelendirdi.

Cevizcan Üniversitesi tabelasından Özbekçe ibarenin kaldırılması Taliban’ın kararına karşı geniş tepkiler
Taliban’ın Cüzcan Üniversitesi tabelasından Özbekçe yazıyı kaldırması, geniş çaplı tepkilere yol açtı. Eski hükümetin üst düzey yetkilileri ile çok sayıda siyasi ve sivil toplum aktivisti, bu girişimi ayrımcı, ülkenin kültürel ve dilsel çeşitliliğiyle çelişen bir adım olarak nitelendirdi. Tepki gösterenler, Taliban’ı tekçilik, kültürel ve etnik değerleri sistematik biçimde yok etmeye çalışma ve Afganistan’daki farklı halkların barışçıl birlikteliğini hedef alma ile suçladı. Taliban’ın üniversitenin girişinden Özbekçe “Bilim Yurtı” ifadesini kaldırmasının ardından, Türk kökenli topluluklar, kültür insanları ve çeşitli siyasi çevrelerden yoğun tepkiler geldi. Birçok isim, Taliban’ı diğer halkların dil ve kültürlerini yok etmeye yönelik tutum sergilemekle eleştirdi. Eski Birinci Başkan Yardımcısı Mareşal Abdurrashid Dostum, bu kararı kınayarak bunun Taliban’ın ayrımcı zihniyetinin yeni bir göstergesi olduğunu söyledi. Dostum, bu uygulamanın ülkenin Türk halklarının kimliği ve kültürüne yönelik açık bir hakaret olduğunu belirterek, bunun ulusal birliğin bedeninde “yeni bir yara” açtığını ifade etti. Ona göre Taliban yönetimi geçici olabilir, ancak oluşturduğu etnik ayrımcılık lekeleri tarihten kolayca silinmeyecektir. "Afganistan’ı Kurtarma Ulusal Direniş Yüksek Konseyi" yayımladığı bildiride, Cüzcan Üniversitesi tabelasından Özbekçenin silinmesini “ayrımcı, gayrimilli ve birlikte yaşama ilkelerine aykırı” bir adım olarak tanımlayarak en sert şekilde kınadı. Bildiride, Özbekçenin Dari ve Peştuca ile birlikte Afganistan’ın resmi ve köklü dillerinden biri olduğu vurgulandı. Konsey, ulusal dilleri ortadan kaldırma veya zayıflatma girişimlerinin etnik ayrışmayı körükleyeceği ve ulusal birliği zedeleyeceği uyarısında bulundu. Yazar Azizullah Aral, Özbekçenin Afganistan’ın tarihsel mozaiğinin ayrılmaz bir parçası ve bölgenin kültür ve medeniyetinin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Aral’a göre, üniversitenin kapısındaki Özbekçe tabelanın kaldırılması basit bir yazıyı silmek değil, “bilgiye, kültürel hakikate ve anlayışa zarar veren bir eylemdir.” Aral, bu tabelenin Özbek halkının eğitime bağlılığının ve vatanına olan saygısının bir sembolü olduğunu, kaldırılmasının ise toplumsal güveni ve kültürel yapıyı zayıflattığını belirtti. Siyasi aktivist Fahim Kargar da Özbekçenin Afganistan’ın milli kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyerek, tabelanın kaldırılmasını “bu halkın kültürüne açık bir hakaret” olarak nitelendirdi ve bunu Talibanın bilince, çeşitliliğe ve barış içinde bir arada yaşamaya karşı olan zihniyetinin göstergesi olarak tanımladı. Şair ve eski Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Sema Hamed, ülkede vatandaşlık esaslı bir sistem ve eşit dil hakları tesis edilmedikçe bu trajedilerin süreceğini ifade etti. Ona göre “görünüşte tabeladan Özbekçe kaldırıldı, fakat gerçekte hem Özbekçe hem de Farsça değersizleştiriliyor.” Eski Ulusal Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı İnatullah Babür Ferhmand, Özbekçenin kaldırılmasının Afganistan’ın kültürel ve dilsel çeşitliliğine kayıtsızlığın işareti olduğunu söyledi ve bunun etnik çatlakları derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Sivil toplum aktivistleri de bu tür politikaların kültürel kimlikleri tehdit ettiğini, sosyal ve kimlik krizlerini derinleştirdiğini belirttiler. Çok uluslu bir ülkede çeşitli dillere saygı gösterilmesi, birlik ve toplumsal dayanışma açısından hayati öneme sahiptir. Eski milletvekili Şahgul Rezayi bu adımı “açık bir ayrımcılık” ve halkın haklarına saygısızlık olarak değerlendirdi. Ona göre inkâr ve yok sayma politikaları, Afganistan’ın adalet ve eşit yurttaşlık temelinde bir sistem kurmasını yıllarca engellemiş ve ülkeyi gelişmiş dünyadan geri bırakmıştır. “Afganistan Özgürlük Cephesi” Siyasi Komite Başkanı Davud Naci ise Özbekçenin üniversite tabelasından silinmesini “ayrımcılığın en çıplak hali” olarak nitelendirdi. Naci, Türk topluluklarının ulus inşası ve ulusal birlik sürecindeki önemli rolünü övdü ve Özbekçenin ülkenin ortak kültürünün bir parçası olduğunu vurguladı. Özbekçe konuşan çok sayıda sosyal medya kullanıcısı ise Taliban içindeki Özbek mensupları liyakatsizlikle suçlayarak, onların kendi dillerini ve kimliklerini savunamayan “sembolik figürler” olduğunu dile getirdi. Bu kullanıcılar, Taliban’daki Özbek komutanların sessizliğini de eleştirerek onların tutumunu “umursamaz ve göstermelik” olarak nitelendirdi. Tüm tepkiler, Taliban’ın son dört yılda tüm eğitim kurumlarında “üniversite” anlamındaki Farsça “daneshgah” kelimesini kaldırıp yerine Peştuca “pohantun” ifadesini getirmesiyle hızlanan dil politikalarının devamı niteliğinde görülüyor. ÖzbekPediya’nın Tohar Üniversitesi ile ilgili araştırma raporuna göre, Taliban tarafından atanan üniversite rektörü Kemaleddin Munib, Şubat 2024’te tüm resmi yazışmaların Farsçadan Peştucaya çevrilmesini emretmiş, “daneshgah”, “daneshkada” ve “daneshju” gibi Farsça kavramları yasaklamış, bu terimleri kullandığı gerekçesiyle 17’den fazla çalışanı görevden almış ve yerlerine kendisine bağlı kişileri getirmiştir. Yazar: Mohammad Fahim Azimi

Okumaya devam edin

Tüm haberleri gör

Topluluk tartışması

Henüz yorum yok

Düşünceli bir yanıt paylaşan ilk kişi olun.

Sohbete katılın

Yorum bırakın