Afganistan

ÖZBEK DİLİ MİLLÎ BAYRAMI KUTLAMASI HANGİ MESAJLARI VERDİ?

ÖZBEK DİLİ MİLLÎ BAYRAMI KUTLAMASI HANGİ MESAJLARI VERDİ?

ÖZBEK DİLİ MİLLÎ BAYRAMI KUTLAMASI HANGİ MESAJLARI VERDİ?
ÖZBEK DİLİ MİLLÎ BAYRAMI KUTLAMASI HANGİ MESAJLARI VERDİ?

Yazar: Naqibullah OBAYD
Bu yıl Afganistan Özbek Türkleri, 29 Mizan Özbek Dili Millî Bayramı'nı geçmiş yıllara kıyasla
çok daha geniş katılımlı ve görkemli etkinliklerle kutladı. Yayımlanan haberlere göre, Amerika
Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri de dâhil olmak üzere, ülke içinde ve dışında yaklaşık 60
edebî ve kültürel etkinlik düzenlendi. Taliban yönetiminin oluşturduğu kısıtlamalara ve engellere
rağmen halkımız, Afganistan'ın birçok vilayet ve ilçesinde bu özel günü kutlamayı başardı.
Yayımlanan haberlere göre Taliban, Afganistan'ın sekiz vilayet ve ilçesinde 29 Mizan Özbek Dili
Millî Bayramı dolayısıyla etkinlik düzenlenmesine izin vermedi. Ayrıca, Seripul vilayetinde
valinin katıldığı etkinlik dışında, Taliban'ın merkezî yönetiminden hiçbir üst düzey yetkili Özbek
Dili Millî Bayramı kutlamalarına iştirak etmedi. Bu durum, Taliban yönetiminin ülkedeki dillerin
gelişmesine yönelik belirgin bir irade ve programa sahip olmadığını göstermektedir.
Öte yandan 29 Mizan Özbek Dili Millî Bayramı, sosyal medya platformlarında ve ülke basınında
da geniş yankı buldu. Özbeklerin yanı sıra ülkemizin diğer kardeş halkları ve etnik toplulukları da
yayımladıkları anlamlı mesajlarla bu millî günü kutladılar.
Bugün birçok kişi şu soruları soruyor: Bu büyük kültürel ve toplumsal hareket hangi mesajları
verdi? Özbek toplumu içerisinde ne gibi değişimler meydana geldi?
Bana göre bu büyük kültürel ve toplumsal hareket, iki önemli ve son derece açık mesaj ortaya koymuştur.

1. Özbek Halkının Kültürel ve Kimlik Bilincinin Yükselmesi
Bir millî günün bu denli geniş katılımla kutlanması, Özbek Türklerinin dillerine, kimliklerine ve
köklü tarihlerine sahip çıktıklarını, kültürel değerlerine bağlı olduklarını ve zengin dil ve kültür
miraslarını gelecek nesillere aktarmak ve daha da güçlendirmek istediklerini göstermektedir.
Bir millet kendi diline ait özel bir günü bu kadar geniş kapsamlı ve görkemli biçimde kutladığında,
aslında dilinin kendisi açısından tarihî ve kültürel bir değer taşıdığını ilan etmektedir. Halk, kendi
dilini yaşatmak ve geliştirmek istemektedir.
Bu yıl 29 Mizan dolayısıyla gerçekleştirilen kutlamalar, toplumumuzun kültürel ve kimlik
bilincinin geliştiğini, büyük kültürel ve edebî etkinlikleri düzenleme ve organize etme
kapasitesinin önemli ölçüde arttığını ortaya koymuştur.Bana göre bütün bunlardan daha önemli olan husus ise şu gerçeğin açıkça ortaya çıkmasıdır:
Afganistan Özbek Türkleri, birkaç on yıl önceki, hatta birkaç yıl önceki Özbek toplumu değildir.
Bu büyük millet artık çok daha bilinçli, daha duyarlı ve daha güçlü bir toplumsal farkındalığa
sahiptir.
Ancak siyasî ve kültürel olgunluğun tam anlamıyla sağlanabilmesi için Afganistan Özbeklerinin
kendi dilleri ve kimlikleri uğrunda daha fazla çaba göstermeleri gerekmektedir.
Özbek Türklerinin toplumsal bilinç düzeyini yükseltmeleri ve dillerini güçlendirmeleri için
kurumsallaşmaya, dernekleşmeye, üniversiteler kurmaya, dil ve kimlik araştırma merkezleri ile
düşünce kuruluşları (Think Tank) oluşturmaya ve Özbekçe yazılı eserlerin üretimini artırmaya
ihtiyaçları vardır.
Şüphesiz önümüzdeki yıllarda bu alanlarda daha kapsamlı çalışmalar yürütülecektir.
Benim temennim, gelecek yıllarda 29 Mizan Özbek Dili Millî Bayramı'nın şiir, müzik, yemek ve
geleneksel kıyafet sergilerinin yanı sıra bilimsel konferanslar, sempozyumlar ve yeni akademik
eserlerin ortaya konulması yoluyla da kutlanmasıdır.

2. Kültürel Bağımsızlığın Güçlenmesi ve Şahıslara Bağımlılığın Azalması

Hiç şüphesiz Afganistan İslam Cumhuriyeti döneminde kültürel ve sosyal etkinliklerin
düzenlenmesinin önünde ciddi engeller bulunmuyordu. Bu alandaki yasalar ve politikalar da belirli
ölçüde tanımlanmıştı.

29 Mizan Özbek Dili Millî Bayramı, bir defasında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda dönemin
Cumhurbaşkanı ve üst düzey devlet yetkililerinin katılımıyla da kutlanmıştı.
Cumhuriyet dönemindeki kültürel, sivil ve eğitim faaliyetlerinin koşullarını Taliban yönetimi
altındaki mevcut durumla karşılaştırdığımızda, o dönemde kültürel, eğitsel ve sivil faaliyetlerin
çok daha elverişli koşullarda yürütüldüğünü görmekteyiz.
Ancak bana göre Özbek toplumu açısından geçmişte farklı bir durum söz konusuydu.
Geçmişte, hatta birkaç yıl öncesine kadar, Afganistan Özbek toplumunda kültürel ve edebî alanda dahi büyük çaplı bir etkinliğin, belirli bir şahsın veya siyasî bir kurumun onayı ve desteği olmadan
gerçekleştirilmesi oldukça zordu.
Bağımsız siyasî, sosyal ve kültürel girişimler çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kalıyor, bu tür
girişimleri engellemek ve bastırmak amacıyla bilinçli çabalar yürütülüyordu.
Cumhuriyetin son yıllarında Özbek toplumu içerisinde bazı küçük ve bağımsız siyasî ve kültürel
hareketler ortaya çıkmış olsa da büyük bir milletin siyasî ve kültürel kararlarının önemli bir
bölümü neredeyse tek bir şahsın ve onun yakın çevresinin tekelinde bulunuyordu.Son yıllarda gerek ülke içinde gerekse yurt dışında gerçekleştirilen küçük ölçekli ancak samimi
niyetlerle hayata geçirilen kültürel ve edebî girişimler ile kendiliğinden gelişen 29 Mizan
kutlamaları, şahıslara olan bağımlılığın azalmaya başladığını göstermiştir.
Günümüzde kültür insanları, akademisyenler, öğretmenler, edebiyatçılar, gençler, iş insanları ve
kadınlar daha bağımsız bir şekilde inisiyatif almakta ve cesaret göstermektedir. Kültürel ve sosyal
kurumlar oluşturmakta, çeşitli kültürel faaliyetler gerçekleştirmekte ve maddî-manevî
fedakârlıklarla büyük etkinlikler düzenleyerek toplumsal ve kültürel kapasitelerini ortaya
koymaktadırlar. Bana göre bu, milletimiz açısından son derece sevindirici bir gelişmedir ve kesinlikle olumlu karşılanmalıdır.
Edinilen bilgilere göre, son birkaç yılda düzenlenen bütün bu etkinlikler kültür insanlarının, sivil
toplum aktivistlerinin, akademisyenlerin, gençlerin, kadınların ve iş insanlarının bağımsız
girişimleri sonucunda gerçekleştirilmiştir.
Hiçbir şahıs veya siyasî oluşum bu etkinliklere siyasî ya da maddî destek sağlamamıştır. Sahip
olduğum bilgilere göre, en küçük bir yardım talebi dahi siyasetçilerden istenmemiştir.
29 Mizan Özbek Dili Millî Bayramı, başlangıcından itibaren tamamen kültürel ve toplumsal bir
hareket niteliği taşımaktadır.
Bu özel gün, çok sayıda kültür insanının, sivil toplum kuruluşunun, akademisyenin ve gazetecinin
gayretleri sonucunda tarihe geçmiş ve Özbeklerin millî bayramına dönüşmüştür.
Şüphesiz bu bayram, bundan sonra da özündeki kültürel ve toplumsal niteliğini koruyacaktır.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Özbek dili, birkaç bin yıllık tarihî ve kültürel bir geçmişe sahiptir. Tarihin farklı dönemlerinde
Selçuklular, Gazneliler, Timurlular ve Babürlüler gibi büyük hanedanlıkların saraylarında dile ve
edebiyata özel önem verilmiş; şairler ve ilim insanları desteklenmiştir.
Özbek büyükleri, tarih boyunca hem kendi dillerinin hem de diğer halkların dillerinin korunmasına
ve gelişmesine önem vermişlerdir. Bu desteklerin sonucunda Özbekçe ve Farsça-Darice başta
olmak üzere farklı dillerde değerli edebî ve tarihî eserler meydana getirilmiştir.
Bununla birlikte, son birkaç on yılda, hatta geçtiğimiz yüz yıl boyunca Afganistan'daki Özbekler
ve onların dili, ayrımcı politikalar ile kültürel ve siyasî kısıtlamalar nedeniyle çok sayıda sorunla
karşı karşıya kalmıştır.
Ancak son yıllarda ortaya çıkan kültürel hareketlilik, özellikle 29 Mizan'ın geniş kapsamlı
etkinliklerle kutlanması, Özbek halkının kültürel ve kimlik bilincinde önemli bir yükseliş
yaşandığını göstermektedir.Ayrıca ihtiyatlı bir değerlendirmeyle, toplumsal ve kültürel girişimlerde belirli şahıslara olan
bağımlılığın da azalmaya başladığını söylemek mümkündür.
Milletimizin arzusu; Özbeklerin bağnazların, gaspçıların, iktidar tekellerinin ve mevcut otoriter
yönetim yapısının baskısından kurtularak gerçek anlamda siyasî, kültürel ve toplumsal güç elde
etmeleridir. Aynı zamanda halkımız, kendi dilini ve kimliğini güçlendirmek amacıyla temel ve kalıcı
çalışmalar gerçekleştirebilmeli, nihayetinde kendi geleceğini belirleme sürecinde etkin bir rol üstlenebilmelidir.


Okumaya devam edin

Tüm haberleri gör

Topluluk tartışması

Henüz yorum yok

Düşünceli bir yanıt paylaşan ilk kişi olun.

Sohbete katılın

Yorum bırakın